Tekirdağ Çevre Katliamının Başkentidir


Tekirdağ Çevre Katliamının Başkentidir

ReklamlarReklamlarReklamlar

TEKİRDAĞ ÇEVRE KATLİAMININ BAŞKENTİDİR

Metin ALGÜL


Tekirdağ, Türkiye’nin en büyük sanayi illerinden biridir ve yurdun her yerinden göç almaktadır.


Ancak bu hızlı sanayileşme beraberinde zenginlik getirmemektedir. Emeğin değerinin çok altında ücretlendirilmesi ve köylülerin maddi olanaklarını yitirmeleri Tekirdağ ve özellikle Çorlu’nun en büyük sorunlarından biridir. Sanayide çalışan işçiler çoğunlukla asgari ücret düzeyinde bir gelire sahiptir ve bu nedenle geçinebilecek bir maaş elde edememektedirler. Bu bölgede sendikasız çalışma oranı yüzde yetmişlere ulaşmıştır. Sosyal haklar eksik kalmış, önceki üç seçim dönemi boyunca bile kayıt dışı çalışmaya müdahale edilmemiştir.


Bu hususta bir örneği aktarmak istiyorum: Geride bıraktığımız icraat dönemlerinde hükümet, yurttaki tüm il valiliklerine bir genelge göndererek valilerden kayıt dışı çalışmayı engellemelerini istemiştir. Ancak hükümetin bu talimatı verirken ne kadar çözümsüz olduğu, uygulamalarda hemen gün yüzüne çıkmıştır. Özellikle Tekirdağ’da bu talimat uygulanmadığı gibi, hükümet tarafından uygulamanın takibi de yapılmamıştır. Aksine her sendikalaşma sürecinde hükümet güçleri, hakkını arayan, grev kararı alan ve mücadele eden işçilere karşı güç kullanmayı tercih etmiş; işçilerin yasal haklarını kullanmalarını engellemiştir.


Tekirdağ’ın diğer bir sorunu ise hızlı ve plansız sanayileşmenin getirdiği çarpık kentleşmedir. Tekirdağ’da meskûn alan, ilçe merkezi, köy alanı gibi sınırlar hiçe sayılarak her yerde sanayi tesisleri kurulmasına izin verilmekte ve doğa tahrip edilmektedir. Kanun ve nizam adeta yok sayılmaktadır.


Belediyeler sanayileşme adına hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemektedir. Trakya’da göletler ve dereler 30 yıl öncesine kadar balık tutulabilen yerlerdi. Ancak bugün gelinen noktada bu havzalara sanayi atıkları boşaltılmakta ve doğa adeta bir cehenneme dönüştürülmektedir.


Bir tarım kenti olan Tekirdağ, 30 yıl önce peyniri, sütü, ayçiçeği ve soğanı ile ünlüyken; bugün tarlalarına kimyasal atıklar akıtılmaktadır. Tekirdağ artık Türkiye’nin en kirli havasına sahip kentlerinden biri hâline gelmiştir.


Tekirdağ’da tarım çökertildiği için köylüler ihtiyaçlarını artık marketlerden karşılamak zorunda kalmaktadır. Bu bağlamda bir diğer önemli sorun da su sorunudur. Anlatmaya çalıştığım çevre kirliliği nedeniyle Tekirdağ’da birçok insan musluktan su içmemekte, marketlerden satın alınan sulara yönelmektedir. Ancak bazı su firmaları ve içecek fabrikaları ile gıda üretimi yapan işletmeler bu kirli suyu yer altından çekerek Türkiye genelinde pazarlamaktadır.


Halk sağlık endişesiyle bu suları içmezken, aynı suların tüm Türkiye’ye satılması ciddi biçimde sorgulanmalıdır.


Kanser vakalarında Tekirdağ’ın Türkiye’de ilk üç il arasında yer alması ise bu tabloya verilebilecek en açık cevaplardan biridir.

ReklamlarReklamlarReklamlar
Etiketler:


Bir Yorum Yaz